Kürtajın riskleri nelerdir?

Gebelik haftası ilerledikçe kürtaja bağlı her türlü risk artmaktadır. Yapısal olarak rahim anomalisi olan hastalarda (rahimde perde veya çift rahim gibi) risk bir miktar daha yüksektir. Missedabortus denilen rahimde bebeğin kalp atımının durduğu vakalarda da kürtaj riski canlı bebekte olduğundan biraz daha yüksektir. Kürtajın riskleri nelerdir?

Kürtajın riskleri nelerdir? Diğer İçerikler

Rahim sağlığını korumak ve güçlendirmek için sağlıklı bir beslenme ve düzenli egzersiz önemlidir. Antioksidanlar açısından zengin yiyecekler, omega-3 yağ asitleri ve yeterli miktarda su tüketmek rahim sağlığına katkı sağlar. Ayrıca, yoga ve pelvik taban egzersizleri de rahim bölgesindeki kan akışını artırarak güçlenmesine yardımcı olabilir.
Genel anestezi ile kürtaj yapılma işleminde genellikle kol üzerinden veya uygun damar bulunamazsa el üzerinden branül denilen damar yolu açmaya yarayan tıbbi materyal ile yapılır. Açılan bu damar yolundan genel anestezi için kullanılan ilaçlar size 10 veya 15 dakikalık anestezi sağlar. Genel anestezi ile kürtaj nasıl yapılır?
Bol ve kaliteli sperm üretimi için sağlıklı bir beslenme şarttır. Ceviz, badem, kabak çekirdeği gibi çinko açısından zengin kuruyemişler sperm üretimini artırabilir. Aynı zamanda balık, avokado ve zeytinyağı gibi omega-3 yağ asitleri içeren gıdalar sperm kalitesini iyileştirir. Antioksidan açısından zengin meyve ve sebzeler, sperm sağlığını desteklerken, işlenmiş gıdalardan ve aşırı yağlı yiyeceklerden kaçınmak gerekir.
Hamile kalmayı kolaylaştıran faktörler arasında düzenli yumurtlama, sağlıklı bir rahim ve iyi sperm kalitesi bulunur. Ayrıca, sağlıklı bir diyet, stresten uzak durmak, ideal kiloda olmak ve sigara ile alkolden kaçınmak doğurganlık sürecini olumlu etkileyebilir. Yumurtlama döneminin doğru takip edilmesi ve o dönemde cinsel ilişkiye girilmesi de hamile kalma şansını artırır.
Polikistik over sendromu (PCOS) olan kadınlar, endometriozis veya fallop tüplerinde tıkanıklık yaşayanlar hamile kalma konusunda daha fazla zorluk yaşayabilir. İleri yaştaki kadınlar (35 yaş üstü), hormon düzeyleri düşen ve yumurtalık rezervi azalan kadınlar da hamile kalmakta zorlanabilir. Ayrıca, stres, aşırı kilo, aşırı zayıflık, sigara kullanımı ve aşırı alkol tüketimi de hamile kalmayı zorlaştıran diğer faktörlerdir.
Hamilelikte cinsiyeti belirleyen kesin belirtiler yoktur. Bebeğin cinsiyeti yalnızca ultrason gibi tıbbi testlerle öğrenilebilir. Geleneksel inanışlar, karın şekli, sabah bulantıları, cilt değişiklikleri gibi belirtileri cinsiyetle ilişkilendirir, ancak bunlar bilimsel dayanağı olmayan inanışlardır.
Kronik hastalıklar, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hormonal bozukluklar hamileliği engelleyebilir. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis ve tiroit hastalıkları gibi durumlar, hamile kalma sürecini zorlaştırabilir. Ayrıca, kontrol edilmemiş diyabet, lupus gibi otoimmün hastalıklar ve rahim anomalileri de hamileliği engelleyebilecek durumlardır.